Bilinç Dışının Günahı
BİLİNÇ DIŞININ GÜNAHI
Bilinçle yaptığı hatalarının, görmezden gelinmesini isteyecek olan kişinin, bilinç dışı savunmasını yapması absürt bir olay değildir. İnsan hatalarını, sanki insanlığının getirisi olarak öne sürüp savunma mekanizmalarını çalıştırdığında bahsettiği olağan hataların, birbirine benzese de ufacık da olsa ayrımları olan, daha önce yaşanmamışlığı mümkün olan bir dizi hatalar olduğunu söylemek yanlış olmaz. Daha önce kimsenin yapmamış olduğu bir hatayı yaptığında insan, "insanlık hali"nden bahsedebiliyorsa, vicdanını rahatlatmak adına kurduğu savunma mekanizmalarını kullanıyor demektir. İşin aslında, insana özgü hata olarak kabul edilen büyük günahların da, insana asla yakıştırılmayan gerçekliklerini de bahsettiğimiz çıkarımın sağlaması olarak kullanabiliriz. Örneğin ilk defa bir insanoğlunun işlediği cinayet, anlık hata olarak görülse de, ya da devamına ilham veren bir çok cinayetin, bahsi geçen zanlıya göre haklı sebepleri varmış gibi görünse de, hiçbir büyük günah, başka bir büyük günahın işlenmesine sebebiyet verecek kadar ilahi değildir. Bir günahın cezasını inanışımıza göre Tanrı'nın keseceğini bilmemize rağmen, bir başkasının canına, herhangi bir sebepten kastetmek, ilahi güce karşı gelmek, kendini bir tutmak ve yaratıcının eserini onun izni olmadan ortadan kaldırmaktır. İşin dini boyutunu bir kenara bıraktığımızda ise, bir başkası tarafından öldürülmeyi asla düşünmemiş bir bireyin , başka bir bireyin ölümüne sebep olması, toplum düzeninde insanın başka bir insanın hakkına girdiğinin ve en temeldeki yaşama hakkını elinden aldığının göstergesidir. Büyük bir ceza gerektiren bu suçu işleyen bir çok zanlının, başka bir suç için ceza kestiği yönünde açıklamaları vardır. "Gözüm döndü, kaynar sular döküldü, o an ne yapacağımı bilemedim, sinir krizi geçirdim, psikolojik olarak çökmüş durumdaydım" gibi ifadeler, yapılan büyük hatanın, hatta günahın bilinç ile değil de bilinç dışıyla yapılmış olduğunu vurgulayıp, hem hukuki yönden hem de vicdanen işin içinden sıyrılmak için yapılan savunmadır. Bilinç dışı, insanın yaşadığı halde hatırlamadığı, farkında olmadığı, bilinç konumuna bir türlü getiremediği yaşantılar bütünüyken, yapılan hatalar için bilinçli bir insanın bilinç dışındaki hatalarının varlığından bahsetmesi olanaksızdır. Hatırlanmayan şeyden bahsedilemez ve hatırlanmayan günahlar vicdanı tedirgin etmez. Bilinç halinde işlediğiniz günahlar, yaptığınız hatalar için, bilinç dışını suçlamayın. Unutmayın ki, unutmak istem dışıdır, hatırlamak istemli yapılan bir davranıştır. Her halükarda istemli de olsa her istediğimiz şey hatırlanmazken, her istemediğimiz şey de unutulmaz. Vicdanı rahatlatmak adına işlediğimiz hataların biletini bilinç dışına kestiğimizde, hataları bilinç dışına kaydırmış olmuyoruz. İnsan olarak sığındığımız bir çok mekanizmalara sahip olmamıza rağmen, kişilik sahibi insan olmak için, karakterli bir şekilde hayatımıza devam edebilmek adına, yaptığımız hataların sorumluluğunu almalıyız ve sorumluluğunu alamayacağımız hatalara da karışmamalıyız. Aslında bilinçli bir şekilde yapılan hatalardan uzak durmalıyız, zaten bilinç dışında yapılan hatalar, insanlık suçu sayılıp yargılanacak hatalar değildirler.
Yorumlar
Yorum Gönder