Tükenen Kalem

 TÜKENEN KALEM

Ve öyle anlar oluyor ki, neyi nereye koyacağını bulamıyor insan. "Elimdeki kitabı masanın ucuna mı koysam, ortasına mı?" Bilemiyor, sonra hepten dağıtıyor. Masanın ucunda bir kalem, tükenmez. Ama yazdıkça tükenengillerden. Hayat gibi. Duvara boş boş bakmayla da yaşıyor sayılmazsın ya, yazmadıkça da adı hala tükenmez kalem. Tükenene kadar yaşıyorsun, tükenene kadar yazıyorsun. Ama silgin yok, olsa da silemezdi diyorsun. Silmesin zaten, silince izi kalacak. O iz öyle bir şey olacak ki, kötü yazılmış bir hayattan sadece bir parça. Ama sayfan boş görünürde. Geri dönme şansın var gibi hala. Bir daha aynı yere yazabilecekmişsin gibi. Bu sefer doğru olacağına inandıran bir iz. Sakın aldanma! Silinmiş de olsa yanlışlardan kalan bir iz, seni doğru olana ulaştırmayacak asla. Korkma sayfayı değiştirmekten. Bırak iz kalsın o sayfada, neden sayfayı değiştirdiğini hatırlatıp hatanı tekrarlamaman için yardımcı olsun sana. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanın Eskittiği Şeyler Üzerine...

Yanılan Sanılandan İleri Gelir

Üçüncü Tekil Şahsın Güncesi