Dünya Doğrusal Değildir.

 DÜNYA DOĞRUSAL DEĞİLDİR

Virgül. Daha anlatacak çok şey var.

Hayatın kendisiyle kavgası bitmeyenler, ateşi körükleyip geri çekiliyorlar. Bunları başkalarının ağzından söylemiyorum elbette, lakin aralarında ben olmasaydım, daha koyu bir tabir kullanırdım. Neyse ne.

Bir dünya hayat var, içerisinde mezarlıktan daha fazla ölü barındıran. Kimse kimseyi bir diğerinin hayatını yaşamakla suçlamıyor da, kişinin kendi çizdiği hayat çizgisinin eğriliğini gündeme getiriyor. Oysa kendimin birebir aynıyla karşılaşma gibi bir isteğim olsaydı, aynamı yanımdan ayırmazdım. Sürekli bir fikre gelen aynen yanıtları, ben de öyle düşünmüştümler, bence de sen haklısınlar… O kadar çok alışmışız ki benzer düşüncelerle yaşamımızı idame ettirmeye, farklı bir görüş duyduğumuzda afallıyor, sahibini topa tutuyoruz. Evet aynen öyle. Benzer yönlerimizle benzer yerlerde olabiliriz, ancak tıpatıp aynı olmamız gerektiğini size kim söyledi? Bu yüzden kullandığımız cümleler bile aynı kelimelerle sınırlı.

 Oysa dünya derin bir cümledir. Bu sebeple, yeni bir ögesini görünce benimsemekte güçlük çekiyoruz.

Virgül. Benzer şeyleri ayırırken virgül kullanırız. Ondandır belki de bize benzemeyen cümleyle aramıza nokta koyuşumuz. Olsun. Dünya farklı cümleleriyle bir arada bulunan anlamlı bir paragraftır. Kimi zaman anlamını tek seferde anlayamayabiliriz. Sanki sizin tek seferde anlayamadığınız bir bölüm olmadı okuduğunuz kitaptan, tekrar okumaya üşendiğiniz için şöyle bir göz gezdirdiğiniz ancak sonrasında anlamlı bir yere varamayacağınızdan aradaki okuyup bitirdiğiniz bütün sayfaları tekrar okuyacağınız için gözünüzde büyüttüğünüz. Uğruna bir kitap kapattığınız hiçbir bölüm olmadı mı sanki? En büyük hatamdı, yarım bırakmanın bana yakışmayacağını düşünüp kaldırdığım kitabı aynı duygularla çok geçmeden tekrar elime almak. Bundan sebeptir ki zamanı gelmeden zorladığım bazı duygularla erken vedalaştım. Oysa dünya derin bir kitaptır, zamanı gelmeden bazı bölümlerini anlayamayacağımız.

Virgül. Arada detaylandıracağım cümlelerim var.

Bazen insan bulunduğu konumu şekillendirebiliyor, süsleyebiliyor, bir şeyleri değiştiririm umuduyla koltuğunun altında saksısıyla yola çıkabiliyormuş. Dönüş yolunun uzunluğunun ya da kısalığının bir önemi yok. Bazen saksıya ayrılan yerin aldığı güneş ışığı yeterli değildir. Bazı orkideler fazla sudan çürüyebilir, bazen oraya uygun olmadığını erken fark edemeyebilir insan. Çiçeği olmadığı pencere önünü terk etmek, başka yerde de yeşermeyeceği anlamına gelmez bir insanın. Bunu anlaması da çok uzun sürebilir. Keşkelerle bezenmiş bir sürü cümle kurdurabilir onu bu yola çıkaran sebepler. Elimde saksım, saksımda beyaz orkidem. Sonrasında bir sürü çiçeğim oldu, ama daha sonra… Çok fazla yer değiştirmemiş olan benden, nerede aynı şekilde çiçek açmaya devam eder ki, sorusunun cevabını bekleyemezdiniz. Geldiği zamanki haliyle, geri dönüşündeki halinin aynı olmamasına da cevabım var elbette,

Dünya doğrusal değildir.

Cümle bitti. Nokta.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanın Eskittiği Şeyler Üzerine...

Yanılan Sanılandan İleri Gelir

Üçüncü Tekil Şahsın Güncesi