Kendime Anlatı

 

KENDİME ANLATI

Bütün hayal kırıklıkları sana,

asla benim olmayana.

Çünkü insan bazen kendini hiç olmadık yerlerde bulabiliyormuş, hiç olmadık yerlerden seslenmekteyim.

Bütün bu karmaşanın içerisinde hala iyi şeylerin peşinden koşmaya devam ediyorum, günlerden ne olduğu hiç önemli değil. Hangi yılda, ayda olduğumuzun da bir önemi yok, ben ölene kadar sadece iyi şeylerin peşinden koşmaya devam edeceğim. Hem zaten beklediğim kesin bir şey de yok, eski tip duvar takviminin yaprağını günaşırı koparmayalı uzun zaman oldu. Masa takviminde de günlerin üstüne çizik atmıyorum artık. Zaman kavramının, ne kaybettiğimin ya da, ancak yaş aldıkça farkına varıyorum. Boşversene ben de herkes gibiyim, sırf gösteriş olsun diye kutluyorum doğum günümü. Ama bir konuda hakkın var, ne kadar yaşlanıyor da olsam doğduğum gün hatırlandığında gerçekten mutlu oluyorum. Yine de yaşlanmasak iyi olurdu değil mi? Kimse henüz hiç kimse iken 25 yaşında olmak istemez. Küçük görme, çok şey sığdı da 25 yıla, bir ben sığamıyorum nedense. İçim hala büsbütün çocuk. İyi şeylerin arayışındayken kendimi sokakta arkadaşlarıyla oynarken zaman kavramını yitiren bir çocuk gibi hissediyorum.

Bütün vazgeçişler sana,

hiç benim olmayana.

Kendimden vazgeçip ipin ucunu bıraktığım zamanlarım oluyor benim ara sıra. Uyumaktan yoruluyorum, iki tur atıp dinlenince tekrar dönüyorum uykuya. Bir de Allah’ın işi ya son günlerde çok güzel rüyalar görmeye başladım, burada olsan sıcağı sıcağına anlatırdım ancak hepsini gün içinde unutuveriyorum. Sadece şunu net hatırlıyorum, ya bana bir şeyler öğretiyor rüyalarım, ya da hatırlasam kitap yazacak derecede güzel kurgulanıyor. Neyse unutmazsam bu geceninkini sabaha not alırım.

Değişmekten korkuyorum, başıma buyruk yürürken yolumda, biri gibi olmaya başlarsam, herhangi biri. Ya da birini hoşnut etmek için olduğum birini yitirirsem diye vazgeçiyorum, asla benim olmayan şeylerden.

Bütün pişmanlıklarım bana,

kendini kaybeden bana.

Bir güzel yaşıyoruz hayatı, önümüze ne geldiyse alıyoruz, sonunu düşünmeden ama olacağı varmış diyerek kaç gerçek mutluluk eskittik, sonucunda pişman olduğumuz durumlara girerek. İnsan hiç kısa süreli mutluluklara tamah eder mi, ediyormuş işte. Küçük şeylerden mutlu olmak demek bu değil, o dediğin yetinmeyi bilmekle, sonunda yaşayacağın bütün üzücü şeylere rağmen kısa süreli mutluluğu uzatmak aynı şey değil. Aklı başında konuştuğuma bakma, bu duruma düşmüş olmasam, bunu kolaylıkla anlatamazdım.

Bütün boşvermişliklerim bana,

kendini asla umursamayan bana.

Kendi sorumluluklarımın küfesini sırtlanmış değilim ki ben, birini önemsemenin yükünü nasıl taşıyayım? Uyanınca hiçbir şeyin endişesini taşımayan bir insana bürünmem elbette ani olmadı ancak düzeltmeye çalışmak da epey zaman alıcı olsa gerek. Bir kere ben yoruluyorum. Kendine yorulan bir insanı yola getiremezsin, hiçbir şeye karşılık, hiçbir şeyle.

Bütün duvarlarım kendime, ve söz veriyorum o duvarları aştığım zaman başkalarına da iyi gelmeye çalışacağım..

 

Yorumlar

  1. Bütün teşekkürlerim sana,
    Yazılarıyla içime işleyen sana ❤️

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanın Eskittiği Şeyler Üzerine...

Yanılan Sanılandan İleri Gelir

Üçüncü Tekil Şahsın Güncesi