Uyanmak Hayatının Yarısını Alır

UYANMAK HAYATININ YARISINI ALIR

Belli bir durumun içerisinde yaşamaya alışmış insanlar olarak çok mutsuzuz. Sınırları haddinden fazla olan, etrafı daireyle çizilmiş, kapalı bir alana mahkum edilmiş bireyler olarak sadece belli bir yere kadar rahat yaşayabilmişiz. Alışkın olduğumuz hayat, bize hitap eden çevreyle birlikte belli bir zamana kadar huzurlu olarak devam etmişiz yolumuza. Ama mutlu olarak değil. Rahat olmak, huzurlu yaşamak, mutlu olmak demek değil. Kendi hayatımın çizgisini ben çizmediysem ne kadar rahat yaşasam da mutlu olmuş sayılmam. Bağımlı olmak ayrı bir şey, hayatını başkasının ellerine bırakmak apayrı bir şey. Hayatını başkasının ellerine bırakırsan, o kişi de alır, oyun hamuruna şekil verir gibi hayatını şekillendirir. Sana da o hayatı yaşamak düşer. Bu zamana kadar başkalarının istediği şekilde yaşadın, yaşın yirmilerin ortası. Ömrünün kaç yıla işlenmiş olduğunu bilmiyorsun, hayatın yarısına gelmişsin varsayalım. Uyanmak hayatının yarısını aldıysa, diğer yarısını uyanık geçirmek istemez misin?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanın Eskittiği Şeyler Üzerine...

Yanılan Sanılandan İleri Gelir

Üçüncü Tekil Şahsın Güncesi